12 Şubat 2025 Çarşamba

BİR UMUT

Ben çocukken, bir tanıdığımızın torunu öğretmen olmuş ve görev yeri Kars'ın Çıldır ilçesine çıkmıştı. O genç kız, anne duası eşliğinde Söke'den haritanın diğer ucuna giderken çok endişeliydi, hatırlıyorum. Çocuktum, deniz kenarında büyüyordum, karnım ağrıyana kadar dondurma yiyor, arkadaşlarımla oyunlar oynuyordum. Benim büyüdüğüm yere hiç kar yağmıyordu, kartopu oynamak Hayat Bilgisi kitabımın illüstrasyonlarında kalan bir hevesti. Ne zaman bu genç öğretmenden konu açılsa, Çıldır'da karın yaza kadar yerden kalkmadığı da konuşuluyor, gencecik "Çalıkuşu'na" herkes üzülüyordu.Ben hep kar olan bir yerin ve sınırsız kar topu keyfinin hiç de fena olmayacağını düşünüyordum. Aradan zaman geçti, yarıyıl tatilinde kahramanımız memleketine aile ziyareti için nihayet döndü. Yüzü gülüyordu. Çok uzaklardan gelen bir seyyah gibi etrafına dizilip anlatacaklarını merakla bekliyorduk. "Çok iyiyim ve orada çok mutluyum" dedi genç öğretmen. Mini mini öğrencilerini, köy halkının kendisini kızları gibi benimsediğini, imeceyle okul, ve kendisine kalacak yer yaptıklarını, gözlerine uzaklardan getirip yerleştirdiği bir umut ışığıyla anlattı. Herkes derin bir nefes aldı, ben de dedim ki içimden:"uzaklara gitmek o kadar da kötü şey olmasa gerek!" Öyle ya ne belli hiç ummadığın anda mutlu olmayacağın? Ankara'ya böyle gözü kapalı gittim. Yirmi iki yıl, onlarca anı, deneyim, mutluluk, hüzün, bir sürü dost biriktirdim. Daha da biriktiresim vardı. Ancak Çıldır kadar olmasa da bilmediğim bir memlekete, Osmaniye'ye görevlendirildim. Hem de basmış bulundum imzayı 5 seneliğine. Breh breh! Cesaret mi, o gün onu mu gerektiriyodu, artık neyse! Üç sene oldu. Pencereden bakıp Çıldır'a giden genç öğretmenin gözündeki umudun bende de belirmesini bekledim ama pek olmadı. Artık 80lerde değildik, artık çocuk değildim belki ondan... İmeceyle okul yapan ideal köylü hayali şöyle dursun, burada olmam kimsenin umrunda değildi. Kimse kimsenin farkında değildi. Neşesizlik dalga dalga yayılıp, her yeni gelen insanı da içine çekiyordu sanki. Bizi buraya getiren şartlar, bitmeyen bir sistem sorunu, insan doğasını hırpaladıkça hırpalayacak her türlü koşul, ateşe bir odun daha atılarak devam etti, ediyor. Ama insan insanın umududur yine de...Son zamanlarda umut verici şeyler oldu. Güzel insanlar hiç ummadığınız yerlerde de olabilirler. Aynı durumda olup birbirimizin duygusunu anlamamamız imkansız olduğu için, dostluklar kurduk. Bir de bir gökyüzü, bir ağaç, balkona yuva yapan bir kuş kaybettiğin neşeni geri verebilir. Doğa iyidir. Dostlar iyidir. Senin deneyimin Çıldır'a giden genç öğretmeninkiyle örtüşmemiş olabilir, ama herşeye rağmen uzaklar iyidir. Öyle ya ne belli hiç ummadığın anda mutlu olmayacağın? 08.04.2022

Hiç yorum yok: